Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, Berlin’de düzenlenen bir seçim etkinliğinde Almanya-ABD ilişkileri, Avrupa’nın geleceği ve ülkesinin göç politikasına dair önemli açıklamalarda bulundu. Merz, uzun bir süre boyunca devam eden koşulsuz transatlantik dostluk döneminin artık geçmişte kaldığını vurgulayarak, Almanya ve Avrupa için yeni bir sorumluluk döneminin başladığını belirtti.
CDU lideri Merz, eski ABD başkanları John F. Kennedy ve Ronald Reagan’ın Berlin’de gerçekleştirdiği tarihi ziyaretlere atıfta bulunarak, “Bu dönem, bu koşulsuz transatlantik dostluk dönemi, muhtemelen uzun bir süre için geride kaldı,” ifadelerini kullandı. Atlantik’in diğer yakasında siyasi duruşlarda ve transatlantik ittifaka dair değerlendirmelerde yaşanan değişimlere işaret eden Merz, bu durumun Avrupa ülkeleri için kendi güvenlikleri ve politikaları konusunda daha fazla inisiyatif alma gereğini ortaya çıkardığını kaydetti.
Merz, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu köklü değişimleri “dönüm noktası” olarak nitelendirdi ve bu sürecin artık somut bir gerçeklik haline geldiğini ifade etti. Bu değişikliklerin kapsamının ve Avrupa’nın iç ile dış güvenliği açısından ortaya çıkardığı risklerin gelecek yıllarda daha net bir şekilde anlaşılacağını öngördüğünü dile getirdi.
Almanya’nın geçmişteki ekonomik modelini de masaya yatıran Merz, ülkesinin iş modelinin sona erdiğini savundu. Bu modelin temelinde Çin’den sağlanan ucuz ürünler, Rusya’dan temin edilen uygun fiyatlı petrol ve doğal gaz ile ABD tarafından garantilenen güvenlik unsurlarının yattığını belirten Merz, bu dönemin bir daha geri gelmeyeceğinin altını çizdi ve “Federal Almanya Cumhuriyeti’ iş modeli artık sona erdi. Ve bu bir daha geri gelmeyecek,” sözleriyle durumun ciddiyetini vurguladı.
Bu yeni küresel ve ekonomik tablo karşısında Almanya’nın kendi kaderini belirlemede daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Merz, ülkenin bu konuda geciktiğini de ekledi. “Artık kendimiz için daha fazla sorumluluk üstlenmekte geç bile kalmıştık,” diyerek bu gerekliliğin altını bir kez daha çizdi.
Konuşmasında göç politikalarına da değinen Merz, bu alanda önemli değişiklikler yapıldığını dile getirdi. Merz’in açıklamalarına göre, düzensiz göçte 2024’e kıyasla yüzde 60’ın üzerinde bir düşüş yaşandığı bildirildi. Almanya’nın bir göç ülkesi olduğunu ve bu niteliğini koruyacağını ifade eden Merz, ancak göçün sosyal güvenlik sistemlerine yük olmaktan ziyade, ülkenin iş gücü piyasasına yönelmesini istediklerini belirtti.
Merz, Almanya’da uzun yıllardır yaşayan ve çalışan göçmenlerin ülke ekonomisi ve toplumsal işleyiş açısından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Hastanelerden huzurevlerine, şantiyelerden restoran ve otellere kadar birçok sektörde, on yıllardır Almanya’da ikamet eden, çalışan ve topluma entegre olmuş göçmenler olmasaydı hiçbir şeyin işler durumda olamayacağını örneklerle açıkladı.
Son olarak Merz, Almanya’da yabancı düşmanlığına yer olmadığının altını çizdi ve özellikle antisemitizmle mücadelenin kritik önem taşıdığını savundu. Kurallara uymayanların Almanya’yı terk etmek zorunda kalacağını kesin bir dille belirten Merz, bu konuda ilgili hükümetlerle görüşmeler yapıldığını da sözlerine ekledi.
