Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka arasında Grönland konusunda varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Macron, Fransa’nın denizaşırı topraklarından Saint-Pierre-et-Miquelon’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede, söz konusu mutabakatın bölgedeki gerilimi düşürücü ve Danimarka’nın egemenliğini teyit edici bir nitelik taşıdığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Macron, bu önemli anlaşmanın detaylarına ilişkin Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ile görüşmeler yaptığını ifade etti. Fransa lideri, anlaşmanın Grönland halkının çıkarları doğrultusunda işbirliğini daha da güçlendirmeye katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi. Ayrıca Macron, Grönland’ın ve tüm bölgenin güvenliği bağlamında NATO çerçevesinde yürütülen ortak tatbikatların devam ettirileceğinin altını çizdi. Özellikle stratejik öneme sahip kritik mineraller konusunda Grönland ile işbirliğinin artırılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Söz konusu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 18 Eylül tarihinde sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyurulmuştu. Trump, açıklamasında, ABD’nin Danimarka ve Grönland ile, Amerika Birleşik Devletleri’ne Grönland’daki güvenlik ihtiyaçları üzerinde kalıcı kontrol hakkı tanıyan ve ABD’nin güvenlik endişelerini tamamen gideren bir anlaşma imzaladığını belirtmekten memnuniyet duyduğunu ifade etmişti.
Yaklaşık 56 bin nüfusa sahip, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland, bir süredir uluslararası kamuoyunun gündemindeydi. ABD Başkanı Trump’ın, Grönland üzerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin kontrol sağlaması gerektiği yönündeki açıklamaları, Washington ile Kopenhag ve Brüksel arasında diplomatik gerilime neden olmuştu. Trump, Grönland’ın ABD’nin ulusal güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu savunurken, Danimarka ve Grönland yönetimleri adanın “satılık olmadığını” kesin bir dille vurgulamışlardı. Avrupa Birliği yönetimi ise, Arktik bölgesinin güvenliği ve özellikle kritik ham maddeler alanında bölgeyle işbirliğini artırma ve adadaki varlığını güçlendirme çabalarına odaklanmıştı. Bu yeni anlaşmanın, bölgedeki tansiyonu düşürerek daha istikrarlı bir zemine taşıması bekleniyor.
