DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından New York’ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı, Türk ve Amerikalı iş dünyası liderlerini bir araya getirdi. Citi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli etkinlikte, Türkiye ekonomisinin güncel durumu, yatırım potansiyeli ve geleceğe yönelik vizyonu ABD’li kurumsal yatırımcılar, fon yöneticileri ve finans kuruluşu temsilcileriyle kapsamlı bir şekilde paylaşıldı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan gibi üst düzey ekonomi yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen ana oturumda; para politikaları, enflasyonla mücadele stratejileri, güncel enflasyon görünümü, mali disiplin adımları ve Türkiye’nin uluslararası yatırımcılara sunduğu fırsatlar ayrıntılı olarak masaya yatırıldı. Bu diyalog platformu sayesinde, Türkiye’deki ekonomik gelişmeler ve yatırım ortamına dair değerlendirmeler doğrudan Amerikalı yatırımcıların dikkatine sunuldu.
Konferansta konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin coğrafi konumu, sağlam üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve dünya pazarlarına kolay erişim imkanları sayesinde uluslararası yatırımcılar için değerli fırsatlar barındırdığını vurguladı. Bakan Bolat, Türkiye’ye yatırım yapanların sadece büyük ve dinamik bir pazara erişmekle kalmayıp, aynı zamanda üretim, ihracat ve ekonomik büyüme için stratejik bir merkez kazandıklarını ifade etti. Bakanlığın verilerine göre, 2002 yılından Temmuz 2026’ya kadar ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırımların 294,7 milyar dolara ulaştığını belirten Bolat, bu rakamın yatırımcıların Türk ekonomisine ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan güveninin açık bir göstergesi olduğunu dile getirdi.
Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ticari ilişkilerin karşılıklı fayda prensibiyle geliştirilmeye devam ettiğini söyleyen Bolat, 2025 yılında 38,6 milyar dolara ulaşan ikili mal ticaret hacminin, 2026 yılının ilk sekiz ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14,5’lik bir artışla 28,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti. İki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için yatırım, üretim ve teknoloji alanlarında daha güçlü iş birliklerinin sürekli destekleneceğini aktaran Bakan, enerji, yapay zekâ, dijital teknolojiler, savunma ve havacılık gibi pek çok sektörde önemli ortaklık fırsatları gördüklerini belirtti. Önceliklerinin, ticaretin önündeki engelleri kaldırmak, yatırımları artırmak ve her iki ülkenin şirketlerinin üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirebileceği bir iş birliği ortamı yaratmak olduğunu vurgulayan Bolat, 2027’de kutlanacak diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünde Türk ve Amerikan iş dünyasının birlikte daha büyük başarılara imza atacağına inandığını sözlerine ekledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Türkiye’nin 2040 yılına yönelik enerji gündemini ‘Türkiye için Yeni Enerji Mimarisi’ veya ‘Vizyon 2040’ olarak adlandırdığı bir çalışma ile hazırladıklarını açıkladı. Bu kapsamlı planın, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 31’incisi (COP31) öncesinde, bu yıl Ekim sonu veya Kasım başında kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığını bildirdi. Bakan Bayraktar’ın aktardığına göre, 2040 vizyonunun temel hedefi Türkiye’nin tamamının, yani binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar her alanda elektrifikasyonunu sağlamak olacak. Bu vizyonun beş ana politika alanından oluşacağını belirten Bayraktar, bunları yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğal gaz olarak sıraladı. Dijitalleşme, altyapı ve bölgesel bağlantıların ise bu planın yatay politika alanlarını oluşturduğunu ifade etti.
Enerji altyapısı yatırımlarına da değinen Bakan Bayraktar, elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035 yılına kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için ise en az 50 milyar dolarlık yatırım gerektiğini vurguladı. Ayrıca doğal gaz depolama tesisleri, yeniden gazlaştırma terminalleri, boru hatları ve kompresör istasyonları gibi önemli altyapıların geliştirilmesinin de hedeflendiğini aktardı. Komşu ülkelerle doğal gaz, elektrik ve petrol alanlarında daha güçlü bağlantılar kurulmasının, enerji güvenliği ve çeşitlendirmesi açısından kritik önem taşıdığını belirten Bayraktar, 2040 yılına kadar enerji ve maden sektörlerinde yapılması planlanan toplam yatırımların 300 milyar doların üzerine çıkabileceğini dile getirdi. Enerji arzında çeşitliliğe önem verdiklerini ve bu doğrultuda petrol ve doğal gaz boru hatları ile diğer enerji altyapı projelerini değerlendirdiklerini ifade eden Bakan, bu büyük ölçekli yatırımların gerçekleştirilmesinde uluslararası iş birliğinin hayati rol oynadığını ve Türkiye ile ABD arasında enerji alanında önemli iş birliği potansiyeli bulunduğuna inandıklarını sözlerine ekledi.
DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ekonomideki yeni dönemin ‘güven rekabeti’ üzerine kurulacağını belirtti. Fiyatların ve teknolojinin zamanla değişebileceğini ancak güvenin yıllar içinde inşa edildiğini vurgulayan Olpak, Türkiye ve ABD’nin başta enerji ve kritik mineraller olmak üzere bu güveni karşılıklı yatırımlara ve kalıcı ortaklıklara dönüştürebileceğine inandıklarını ifade etti. DEİK olarak, 153 İş Konseyi ile Türkiye’nin potansiyelini uluslararası yatırımcılara anlatmaya, doğru iş ortaklarını bir araya getirmeye ve kamu ile özel sektör arasında güvene dayalı köprüler kurmaya devam ettiklerini dile getirdi.
DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ise enerji güvenliğinin artık sadece arzı güvence altına almakla sınırlı olmadığını, güçlü altyapı, çeşitlendirilmiş enerji kaynakları, teknoloji ve yatırım kapasitesiyle birlikte ele alınması gereken stratejik bir konu olduğunu vurguladı. Özyeğin, Türkiye’nin artan enerji talebi, güçlü sanayi altyapısı ve yenilenebilir enerji potansiyelinin, Amerikalı şirketlerin sermayesi, teknolojisi ve uzmanlığıyla birleştiğinde önemli yatırım fırsatları doğurduğunu belirtti. Türkiye-ABD enerji ilişkilerinin gelecekte sadece enerji ticaretine değil, aynı zamanda geleceğin enerji sistemlerini birlikte geliştirmeye ve üçüncü pazarlarda yeni iş fırsatları yaratmaya odaklanacağına inandığını ifade etti.
Citi Türkiye Genel Müdürü Emre Karter, Türkiye Yatırım Konferansı’nda yatırımcılar ve Türkiye ekonomi yönetimiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karter, Türkiye’nin ekonomik görünümünü, küresel gelişmelerin ülke için yarattığı fırsatları ve önümüzdeki dönemde yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik perspektifleri doğrudan ve açık bir diyalog ortamında ele almanın son derece değerli olduğunu belirtti. Küresel ticaret ve tedarik zincirlerinde önemli bir yeniden yapılanma sürecinden geçildiğini vurgulayan Karter, ticaret koridorlarının ve yatırım akımlarının yeniden şekillendiği bu dönemde, Türkiye’nin stratejik konumu, güçlü üretim kapasitesi ve farklı pazarlara erişim imkanlarının ülkeye önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Bu dönüşümün Türkiye’nin küresel ticaret ve yatırım ağlarındaki konumunu daha da güçlendirebileceğine inandığını söyleyen Karter, bu fırsatların somut yatırımlara dönüşmesinde, uluslararası yatırımcılarla Türkiye ekonomi yönetimi arasında güçlü ve sürekli bir iletişim kurulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Karter, yatırımcıların Türkiye’nin önceliklerini ve ekonomik politikalarını doğrudan öğrenmesinin, aynı zamanda ekonomi yönetiminin de yatırımcı beklentilerini ve küresel piyasaları yakından takip etmesinin karşılıklı anlayış ve güvenin pekişmesine katkı sağladığını belirtti. Citi olarak, Türkiye ile küresel yatırımcı topluluğu arasındaki bu diyaloğu güçlendirmeye katkı sunmayı önemsediklerini ve uzun yıllara dayanan Türkiye deneyimleri ile küresel ağları sayesinde, Türkiye’nin sunduğu yatırım fırsatlarının uluslararası yatırımcılar tarafından daha iyi anlaşılmasına ve ülkeye yönelik yabancı yatırımların artmasına destek olmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Konferans kapsamında New York’ta ayrıca, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından American Turkish Business Roundtable (ATBR), Atlantic Council Türkiye ve Franklin Templeton iş birliğiyle bir ‘Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı’ düzenlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katıldığı bu toplantıda, Türkiye’nin enerji dönüşüm hedefleri detaylıca değerlendirildi. Toplantıda, yenilenebilir enerjinin güçlendirilmesi, küçük modüler reaktörler (SMR) dahil olmak üzere nükleer enerjinin enerji karmasına entegrasyonu, LNG yatırımları ve ticareti, kritik madenler, batarya depolama ve akıllı şebeke gibi yeni teknolojiler ele alındı.
19. Türkiye Yatırım Konferansı’na Akbank, Borusan Holding, Çalık Holding, Fiba Holding, Kibar Holding, Koç Holding, Limak Holding, Sahibinden, Türk Hava Yolları ve Türk Telekom gibi önemli kuruluşlar sponsor olarak destek verdi.
