ABD Başkanı Trump’tan BM Genel Kurulu’nda İran, Küba ve Küresel Politikalar Üzerine Açıklamalar

Güncelleme 22 Eylül 2026, 20:49 • 5 Dk Okuma
ABD Başkanı Trump’tan BM Genel Kurulu’nda İran, Küba ve Küresel Politikalar Üzerine Açıklamalar

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, uluslararası ilişkiler, bölgesel çatışmalar ve iç politika konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Başkan Trump, özellikle İran ile gelecekteki ilişkilere dair çarpıcı ifadeler kullanırken, diğer yandan Gazze’deki gelişmelerden Rusya-Ukrayna Savaşı’na, Latin Amerika’dan teknolojiye kadar geniş bir yelpazede mesajlar verdi.

Konuşmasının ana eksenlerinden birini İran ile ABD arasındaki ilişkiler oluşturdu. Başkan Trump, ülkesinin İran ile ya bir anlaşmaya varmak ya da bu ülkeyi “yok etme” yönünde bir karar verme sürecinde olduğunu dile getirdi. 3 Kasım’da yapılacak seçimlerin hemen ardından İran ile bir anlaşma sağlanacağına inandığını belirten Trump, bunun İran açısından ‘mantıksız olmayacağını’ savundu. Ayrıca, İran’ın kendisinin seçimlerden nasıl bir sonuçla ayrılacağını beklediğini öne sürdü. Trump, İran’la yaşanan krizin ‘öyle ya da böyle’ ve ‘hızlı’ bir şekilde çözülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Trump, konuşmasının başlangıcında uzunca bir süre Amerikan iç politikası ve ekonomisine odaklandı. Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde kendi tabanına yönelik mesajlar vererek, ekonomik başarılarını ve politikalarını vurguladı.

Uluslararası alandaki çabalarına değinen ABD Başkanı, görev süresince sekiz savaşı sona erdirdiği iddiasında bulundu. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bitirilmesi, İran ile yaşanan gerginliklerin çözümü ve Gazze’deki insani kriz gibi konularda büyük çabalar gösterdiklerini belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirme konusunda da yoğun çalıştıklarını ifade eden Trump, bu savaşın durmasını arzu ettiklerini ve her iki ülkenin liderleriyle yakın iş birliği içinde olduklarını aktardı.

Latin Amerika politikalarına da değinen Trump, bölgede ciddi bir hareketlilik olduğunu söyledi. Özellikle Küba yönetimine sert eleştiriler yönelten Başkan, Küba’daki mevcut komünist rejimin büyük bir baskı altında olduğunu ve bu ülkedeki durumun kökten değişmesini hedeflediklerini dile getirdi. Küba’yı ‘başarısız bir devlet’ olarak nitelendiren Trump, ülkenin ‘çökmekte olduğunu ve çökeceğini’ ifade etti. Trump’ın bu açıklamaları sırasında salonda bulunan Küba heyeti, protesto amacıyla ayağa kalkarak dışarı çıktı.

ABD’nin güvenliği bağlamında Grönland’a da değinen Trump, Danimarka ve Grönland ile yapılan anlaşma çerçevesinde Grönland’da askeri varlık oluşturacaklarını açıkladı. Bunun ABD’nin güvenliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Başkan, uygun yerlerde geniş çaplı bir askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlayacaklarını ve orada iki adet çok büyük askeri üs inşa edeceklerini duyurdu.

Gazze’deki duruma ilişkin olarak ise, göreve geldikten sonra ilgili ülke liderleriyle görüşmeler yaparak krizin sona ermesi için çalıştığını ve bu konuda ‘başarılı olduklarını’ ifade etti. Geçen yılki BM Genel Kurul toplantılarında ‘her şeyi değiştiren ilk adımı attıklarını’ ve birkaç hafta sonra Gazze’deki savaşı sona erdirerek ‘sayısız binlerce kişinin hayatını kurtardıklarını’ belirtti. Trump, Gazze Barış Kurulu anlaşmasına imza atan Türkiye dahil diğer bölge ülkelerine sürece katkıları için teşekkür etti ve bu ülkelerin Gazze’nin yeniden inşası ile güvenliğin sağlanmasında önemli katkılar sağlayacağını sözlerine ekledi.

Venezuela ile yapılan son petrol anlaşmasına da değinen Başkan Trump, bu anlaşmanın çok önemli bir adım olduğunu ve özellikle ABD’nin enerji arzını olumlu etkilediğini vurguladı. Bu ülkeyle iş birliklerinin derinleşeceğini belirten Trump, ABD ile Venezuela’nın bir araya gelmesi durumunda dünyadaki petrolün yüzde 60’ından fazlasına sahip olunacağını, bu anlaşmanın ‘belki de gelmiş geçmiş en büyük anlaşma’ olduğunu söyledi ve ‘zaferin ganimetinin galibin olduğunu’ hatırlattı.

Latin Amerika’daki kartellerle mücadeleye de dikkat çeken Trump, kartellerin çoğunu ‘yabancı terör örgütü’ ilan ettiğini ve bunlarla mücadeleye devam edeceklerini aktardı. Bu kartelleri ‘Batı Yakası’nın DEAŞ’ı’ olarak tanımlayan Başkan, Meksika’nın bu kartellerin merkezi olduğunu savundu. Meksika yönetimiyle iş birliği içinde çalıştıklarını ancak kartellerin komşu bir ülkede etkin olmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının son bölümünde Birleşmiş Milletler’de reform yapılması gerektiği yönündeki görüşlerini yineleyen Trump, BM’nin muazzam bir potansiyeli olmasına rağmen, hiç kimse tarafından seçilmemiş ‘küreselci bürokratların’ aşırı sol gündemlerini dayatmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. Küresel bir hükümetin olmadığını, dolayısıyla küresel vergilerin de olmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, BM çatısı altında çocuklarda cinsiyet değişimi konusundaki bazı yapıların yaklaşımlarına karşı olduklarını ve bu konudaki duruşlarının net olduğunu belirtti.

Teknolojik gelişmelere de değinen ABD Başkanı, yapay zeka döneminin yavaş yavaş ‘süper zeka’ dönemine evrildiğini ve bu sürece herkesin hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. ABD’nin kendi yönetim kademelerinde bundan sonra ‘süper zeka’ tanımlamasını kullanacağını anlatan Trump, bu konuda Çin ile bir yarış içinde olduklarını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

G
Güncelleme Yeni Haber Burada Editöryal Ekibi

Yorum Yap