ABD-İran Hattındaki Diplomasi Beklentileri Petrol Fiyatlarını Düşürdü

Güncelleme 21 Eylül 2026, 19:04 • 5 Dk Okuma
ABD-İran Hattındaki Diplomasi Beklentileri Petrol Fiyatlarını Düşürdü

Uluslararası piyasalarda Brent petrolün vadeli varil fiyatı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasındaki diplomatik ilişkilerin iyileşebileceği yönündeki beklentilerle önemli bir düşüş yaşayarak 100 dolar seviyesinin altına geriledi. Yaşanan bu gerileme, dünya ekonomisi ve enerji piyasaları açısından dikkat çekici bulundu.

Dün 105 dolar seviyelerine kadar çıkan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 103,87 dolardan tamamlamıştı. Ancak bugün saat 17.49 itibarıyla Kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 4’lük bir düşüşle 99,75 dolara geriledi. Aynı zamanda, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün Kasım vadeli varil fiyatı da 92,14 dolar seviyesinden işlem gördü.

Petrol fiyatlarındaki bu düşüşün temelinde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında gerçekleşecek diplomatik görüşmelerin Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimleri hafifleteceği ve ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlama ihtimalini güçlendireceği beklentileri yatıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, BM Genel Kurulu bünyesinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşmeye açık olduğunu ifade etmesi, piyasalarda iki ülke arasındaki çatışmaların yumuşayabileceği yönündeki umutları artırdı.

ABD ve İran arasındaki gerilimin azalabileceği yönündeki beklentiler, özellikle Hürmüz Boğazı başta olmak üzere bölgedeki petrol sevkiyatlarına dair arz endişelerini azaltarak, fiyatlar üzerindeki jeopolitik risk priminin düşmesine katkı sağladı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinde stratejik öneme sahip bir geçit olarak biliniyor.

Dünyanın önde gelen diplomatik buluşmalarından biri olarak kabul edilen ve birçok ülkenin liderini bir araya getiren BM Genel Kurulu’nun 81. oturumu, 22 Eylül tarihinde New York’ta başlayacak. Bu yılki Genel Kurul, “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten BM” temasıyla toplanacak. Toplantılara 150’den fazla devlet ve hükümet başkanının yanı sıra çok sayıda cumhurbaşkanı yardımcısı, başbakan yardımcısı, bakan ve diğer üst düzey hükümet yetkililerinin katılımı bekleniyor.

Genel Kurul’un gündeminde İran ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yanı sıra Gazze, Rusya-Ukrayna Savaşı ve diğer bölgesel çatışmaların öne çıkacağı öngörülüyor. ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik diplomatik çabalar da petrol fiyatlarındaki düşüşte etkili olan önemli faktörlerden biri olarak belirtiliyor.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, yerel medyaya yaptığı açıklamalarda, yaklaşık iki haftadır Washington ile Tahran arasında görüşmelerin yeniden başlaması için farklı fikirler üzerinde çalışıldığını belirtti. Ensari, Katar’ın arabuluculuk ekibinin, görüşmelerin yeniden başlama olasılığını değerlendirmek amacıyla Tahran ve Washington ile temaslarını sürdürdüğünü ve ilerleme sağlamak için çeşitli başkentler arasında diplomatik temaslarda bulunduğunu aktardı. Washington’dan gelen anlaşmaya varma isteğine dair açıklamalar, ABD-İran geriliminin hafifleyebileceği ve bölgedeki arz risklerinin azalabileceği beklentilerini güçlendirerek petrol fiyatlarındaki düşüş yönlü hareketi destekledi.

Petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artıran diğer bir gelişme ise ABD Başkanı Trump’ın, hafta sonu Yemen’deki İran destekli Husilere yönelik hava saldırısı düzenlemeyi değerlendirdiğini ancak şimdilik bu adımdan vazgeçtiğini bildirmesi oldu. Bu durum, jeopolitik risk algısını azaltarak fiyatlar üzerinde olumlu bir etki yarattı. Ayrıca, Yemen’deki Husilerin Suudi Aramco’nun Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na yönelik saldırılarının ardından şirketin Hürmüz Boğazı üzerinden ihracatını artırması da piyasalardaki arz endişelerini hafifletti.

Uluslararası haber kaynaklarında Kpler’e dayandırılan geçici verilere göre, Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı, Ağustos ayında 2013’ten bu yana en düşük seviye olan günlük 2,4 milyon varile gerilemesinin ardından, Eylül ayında şu ana kadar günlük 4 milyon varilin üzerine çıktı. JPMorgan analistleri de 18 Eylül tarihli değerlendirmelerinde, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’ndaki kesintiye rağmen Orta Doğu’dan petrol akışlarının güçlü seyrettiğine dikkat çekti. Analistler, bölgedeki toplam petrol akışının son 10 günde günlük ortalama 17,1 milyon varil olduğunu ve bunun 2025 ortalamasının sadece günlük 6,1 milyon varil altında kaldığını belirtti.

Diplomatik ve jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, makroekonomik faktörler de petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) geçtiğimiz hafta Temmuz 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitmesinin ardından, yıl sonuna kadar ilave bir faiz artışı yapabileceği beklentileri petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. ABD’de yükselen enerji maliyetlerinin Fed’e yönelik “şahin” beklentileri güçlendirmesi, ekonomik aktivite ve dolayısıyla petrol talebinin yavaşlayabileceği öngörülerini destekliyor. Ayrıca, sıkı para politikası beklentileri doları güçlendirerek, petrolü diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha pahalı hale getiriyor ve bu da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratıyor.

G
Güncelleme Yeni Haber Burada Editöryal Ekibi

Yorum Yap