Kanada’da yaşanan trajik bir okul saldırısının ardından, yapay zeka şirketi OpenAI, ABD’nin California eyaletinde dava ile karşı karşıya kaldı. Eyalet Başsavcısı Niki Sharma, dün düzenlediği bir basın toplantısında, şirketin ‘güvenli olmayan ürünler tasarlamakla’ itham edildiğini açıkladı.
Başsavcı Sharma’nın ifadelerine göre, 18 yaşındaki saldırgan Jesse Van Rootselaar ile ChatGPT platformu arasında geçen yazışmalar, OpenAI içerisinde bir iç inceleme başlatacak kadar ciddi endişeler barındırıyordu. Ancak bu görüşmelerin Kanada güvenlik birimlerine bildirilmediği belirtildi. Sharma, söz konusu yazışmaları kendisinin doğrudan incelemediğini de dile getirdi. Eyalet makamlarının OpenAI’dan bu sohbet kayıtlarını talep etmesine rağmen, şirketin bu talebi reddettiği bilgisi paylaşıldı.
Dava dilekçesinde eyalet yönetiminin, saldırı sonrasında toplumun yeniden inşası için yaptığı harcamalar ile yeni bir okul inşa edilmesinin maliyetini OpenAI’dan talep ettiği bilgisi yer alıyor. Bu durum, şirketin yaşanan olaydaki sorumluluğuna yönelik ciddi bir iddiayı ortaya koyuyor.
Söz konusu okul saldırısı, 11 Şubat tarihinde Kanada’nın British Columbia eyaletine bağlı Tumbler Ridge bölgesindeki bir eğitim kurumunda gerçekleşmişti. Bu menfur saldırıda, saldırgan dahil olmak üzere toplam 9 kişi hayatını kaybetmiş, 27 kişi de yaralanmıştı. Olay, Kanada tarihinde Aralık 1989’da Montreal’deki ‘L’Ecole Polytechnique’ okulunda 14 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıdan sonra kayıtlara geçen en ölümcül ikinci okul saldırısı olarak hafızalara kazındı.
Öte yandan, OpenAI şirketinin üst yöneticisi (CEO) Sam Altman, nisan ayında yaptığı bir açıklamada, saldırganın ChatGPT ile yaptığı yazışmaların polisle daha önce paylaşılmamış olması nedeniyle kamuoyundan özür dilemişti. Bu özür, şirketin olaydaki rolüne dair tartışmaları daha da alevlendirmişti.
