Son dönemde kırmızı et sektöründe yaşanan fiyat gelişmeleri, besicilerin karşı karşıya olduğu maliyet sorunlarını bir kez daha gündeme getirdi. Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) tarafından açıklanan veriler, dana karkas kesim fiyatlarının yıl başındaki seviyelerine yakın bir seyir izlediğini gösterirken, üreticiler başta mazot ve yem olmak üzere hayvanların ahırda tutulmasından kaynaklanan giderlerdeki ciddi artışlardan dert yanıyor. Bu durum, besicilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği konusunda endişeleri beraberinde getiriyor.
UKON’un 17 Eylül 2026 haftasına ait raporuna göre, Türkiye genelinde ortalama dana karkas kesim fiyatı kilogram başına 586,95 TL olarak belirlendi. Bir önceki haftaya kıyasla sadece 2 TL’lik bir artışla 584,95 TL’den yükselen bu fiyat, piyasadaki değişimin oldukça sınırlı kaldığını gözler önüne seriyor. Yılın başındaki tabloya bakıldığında ise daha çarpıcı bir gerçek ortaya çıkıyor: 8 Ocak 2026 tarihinde kilogram başına 587,19 TL olan dana karkas fiyatı ile 17 Eylül’deki fiyat arasında neredeyse hiçbir fark bulunmuyor. Bu durum, aradan geçen sekiz ayı aşkın sürede et fiyatlarının kayda değer bir yükseliş sergileyemediğini gösteriyor.
Öte yandan, 26 Mart 2026’da ulaşılan 612,10 TL/kg’lık zirve fiyat göz önüne alındığında, 17 Eylül itibarıyla mevcut fiyatın bu zirvenin yaklaşık 25 TL altında olduğu anlaşılıyor. UKON’un son yayımladığı verilere göre, dana karkas fiyatlarında geçen aya göre yüzde 1,2’lik bir düşüş yaşandığı belirtilirken, yıllık bazda ise yüzde 24,5 oranında bir artış kaydedildiği dikkat çekiyor. Bu iki verinin birlikte değerlendirilmesi, yıllık bir artış olmasına rağmen, son aylarda kesim fiyatlarının genel olarak yatay veya zaman zaman aşağı yönlü bir eğilim gösterdiğini ortaya koyuyor.
Kesim fiyatlarındaki bu durağan seyre karşılık, sahada faaliyet gösteren üreticilerden gelen bilgiler maliyet artışlarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. TarımZiraat platformu üzerinden Kırşehir Boztepe piyasasına dair 17 Eylül tarihli bir paylaşımda, bir üretici mazot fiyatlarının 100 TL’yi geçtiğini dile getirerek, mevcut et fiyatlarıyla zarar ettiklerini ve seslerinin duyulması gerektiğini vurguladı. Yem fiyatlarındaki yükseliş ve hayvanları besleyip ahırda tutmanın getirdiği günlük giderler, besicilerin en büyük sorunları arasında yer alıyor.
Besiciler arasında öne çıkan bir diğer tartışma konusu ise, kesime hazır hale gelmiş hayvanların daha yüksek fiyat beklentisiyle ahırda bekletilip bekletilemeyeceği meselesi. Bazı üreticiler beklemenin potansiyel bir avantaj sunabileceğini düşünürken, farklı bir besici, yetişmiş hayvanın bekledikçe yağlanacağını ve bunun da randıman kaybına yol açabileceğini ifade etti. Bu üretici, bir dananın günlük ahırda tutulma maliyetinin 250 TL olduğunu belirtti.
Bu rakam üzerinden yapılan bir hesaplama, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: Yüz baş hayvanlık bir işletmede kesime hazır danaların yalnızca bir gün daha bekletilmesi, 25 bin TL’lik ek bir maliyete yol açıyor. Bu sürenin 30 güne uzaması halinde ise toplam maliyet 750 bin TL’ye ulaşıyor. Dolayısıyla, besiciler için mesele sadece “kesim fiyatları yükselecek mi?” sorusundan ibaret değil. Aynı zamanda, beklenen fiyat artışının, hayvanları ahırda tutmaktan kaynaklanan bu ilave maliyetleri karşılayıp karşılamayacağı da büyük bir önem taşıyor.
Sahadaki bu zorlu tabloyu destekleyen veriler, Bursa’dan da geldi. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin 15-18 Eylül tarihleri arasında düzenlediği kesim organizasyonunda açıklanan fiyatlar, UKON’un Türkiye ortalamasının altında seyretti. Buna göre, 200-240 kilogram kesim ağırlığına sahip Holstein dana için 560 TL/kg, diğer ırklardan danalar için ise 590 TL/kg fiyat belirlendi. Bu rakamlar, UKON’un aynı tarihteki Türkiye ortalaması olan 586,95 TL/kg ile kıyaslandığında, bölgesel farklılıkların ve yerel piyasa koşullarının da besiciyi nasıl etkilediğini gösteriyor.
Özetle, kırmızı et sektöründe besiciler, bir yandan uzun süredir yatay seyreden veya düşüş eğilimi gösteren kesim fiyatlarıyla mücadele ederken, diğer yandan mazot, yem ve hayvan bakımı gibi temel kalemlerdeki rekor düzeydeki maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalmış durumda. Bu makasın giderek açılması, besicilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini tehdit eden önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Üreticilerin zarar ettiklerini dile getirmesi ve hayvanları ahırda tutmanın dahi büyük bir maliyet unsuru haline gelmesi, sektörün acil çözüm bekleyen yapısal sorunlarına işaret ediyor.
