Küçükbaş Hayvancılıkta Sürü Yöneticisi İhtiyacı: Kalıcı Çözümler ve Mesleki Dönüşüm

Güncelleme 22 Eylül 2026, 23:31 • 7 Dk Okuma
Küçükbaş Hayvancılıkta Sürü Yöneticisi İhtiyacı: Kalıcı Çözümler ve Mesleki Dönüşüm

Türkiye’nin önemli tarımsal sektörlerinden biri olan küçükbaş hayvancılık, uzun süredir nitelikli sürü yöneticisi veya çoban bulma sorunuyla mücadele ediyor. Bu durum, son zamanlarda yabancı iş gücünün yasal ve kayıtlı istihdamına yönelik adımlarla birlikte yeniden gündeme geldi. Ancak sektör temsilcileri ve uzmanlar, meselenin yalnızca anlık boşlukları doldurmaktan öte, çok daha derin ve uzun vadeli bir insan kaynağı politikası gerektirdiğini belirtiyor.

Eski HAYGEM Daire Başkanı Dr. Ender Burçak, kaleme aldığı değerlendirmede, Türkiye’nin sürü yöneticisi ihtiyacının kapsamlı bir yol haritasıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Burçak’a göre, yetiştiriciler için sürünün başında güvenebilecekleri bir profesyonel bulamamak, basit bir personel eksikliğinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Doğum dönemindeki gecikmeler, fark edilmeyen hastalıklar veya merada dağılan bir sürü, aylarca süren yoğun emeğin ve ciddi finansal yatırımların boşa gitmesine neden olabilir. Sürü yöneticisinin görevleri, hayvanları sadece otlatmaktan ibaret değildir; günlük bakım, besleme, doğum takibi, kuzu ve oğlakların yaşatılması, hastalık belirtilerinin erken teşhisi ve sürü düzeninin korunması gibi hayati sorumluluklar, yöneticinin bilgi ve tecrübesine doğrudan bağlıdır. Bir işletmede sürü yöneticisi değiştiğinde, sürünün alıştığı düzen de bozulabilir.

**Mesleğe Dönüşüm Şart**

Dr. Burçak, asıl sorunun sürü yöneticiliğinin hala geçici bir iş gibi görülmesi olduğunu düşünüyor. Oysa bu meslek, deneyimle birlikte bilgi, dikkat ve büyük sorumluluk gerektirir. Hayvan davranışlarını anlama, sürüyü doğru yönlendirme, hastalıkları erken fark etme, doğum ve yavru bakımını takip etme, mera kullanımını yönetme ve kayıt tutma gibi beceriler, ciddi bir mesleki birikim gerektirir. Bu bağlamda, hedef “sürüye bakacak birini bulmak”tan çıkarılıp, sürü yöneticiliğini eğitimli, sertifikalı, sosyal güvencesi olan ve emeğinin karşılığını alan gerçek bir mesleğe dönüştürmek olmalıdır.

İnsanların bu mesleği bırakma nedenleri sadece ücretle sınırlı değildir. Uzun çalışma saatleri, kısıtlı izin imkanları, kırsaldaki yaşam koşulları, sosyal hayattan uzaklık ve gençlerin mesleğe karşı olumsuz bakış açısı da iş gücü kaybında etkili oluyor. Bu nedenle, sadece maaşları artırmanın yeterli olmayacağı, çalışma koşulları, sosyal güvenlik, mesleki gelişim ve kariyer imkanlarının da birlikte düşünülmesi gerektiği belirtiliyor.

**Yabancı İş Gücü ve Pilot Uygulamalar**

Yerli iş gücünün yetersiz kaldığı durumlarda, belirli şartları sağlayan hayvancılık işletmelerinde deneyimli yabancı sürü yöneticilerinin yasal olarak istihdam edilmesine yönelik düzenlemeler önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, kayıt dışı istihdam yerine sözleşmeli ve sosyal güvenceli çalışmayı teşvik etmesi açısından önem taşıyor. Nitekim, 17 Eylül’de TÜDKİYEB Genel Merkezi’nde düzenlenen bir basın toplantısında, bu uygulamanın ilk örnekleri kamuoyuyla paylaşıldı. İlk etapta istihdam süreci tamamlanan 15 sürü yöneticisinden 9’u geçtiğimiz hafta, 6’sı ise bu hafta Sivas’taki işletmelerde göreve başladı. Diğer illerdeki çalışmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Dr. Burçak, burada sayıdan çok, yıllardır dağınık biçimde yaşanan bir iş gücü sorununa kayıtlı, yasal ve kurumsal bir mekanizma üzerinden yaklaşılmasını önemli bulduğunu ifade etti.

**Kapsamlı Envanter Oluşturma İhtiyacı**

Bu uygulamalar bugünün ihtiyaçlarına cevap verse de, asıl mesele buradan yarının insan kaynağı sistemini kurabilmektir. Güncel verilere göre Türkiye’de yaklaşık 325 bin küçükbaş hayvancılık işletmesi bulunmakta ve TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre toplam küçükbaş hayvan varlığı yaklaşık 57,9 milyon baştır. İşletmelerin yaklaşık %30’u 200 baş ve üzeri hayvan varlığına sahip olup, toplam hayvan varlığının %75’ini taşımaktadır. Ancak bu sayılar tek başına sürü yöneticisi ihtiyacını göstermemektedir. Türkiye’nin kaç sürü yöneticisine ihtiyaç duyduğunu gösteren sağlıklı bir envanter bulunmamaktadır. Bu nedenle, TÜRKVET kayıtları, işletme büyüklükleri, üretim sistemleri, kuzu-oğlak destek kayıtları, aile iş gücü ve mevcut kayıtlı çalışanlar birlikte değerlendirilerek kapsamlı bir “Türkiye Sürü Yöneticisi İhtiyaç Envanteri” oluşturulması öneriliyor. Bu envanter, tartışmaları tahminlerden çıkarıp, somut verilere dayalı bir zemine oturtacaktır.

**Yarını İnşa Etmek: Yol Haritası ve Paydaşların Rolü**

Yabancı iş gücü istihdamı ile yerli insan kaynağı yetiştirilmesi birbirinin alternatifi olarak görülmemeli; bugün acil ihtiyaçlar yasal yollarla karşılanırken, orta ve uzun vadede Türkiye’nin kendi sürü yöneticisini yetiştirecek bir sistem kurulmalıdır. Dr. Burçak, bu sürece yönelik basit ve uygulanabilir bir yol haritası sunuyor:

* **İlk 6 ay içinde:** Gerçek ihtiyaç tespiti yapılmalı, iller ve işletme yapıları bazında ihtiyaç haritası çıkarılmalı ve sürü yöneticiliğinin meslek standardı netleştirilmelidir.
* **6-12 ay içinde:** Eğitim ve sertifikasyon sistemi güçlendirilmeli, eğitimlerin önemli bir bölümü işletmelerde uygulamalı olarak gerçekleştirilmeli, pilot bölgelerde model denenirken ücret, sosyal güvenlik, izin ve barınma koşulları ele alınmalıdır.
* **1-3 yıllık dönemde:** Bölgesel eğitim yapıları oluşturularak yetiştirilen sürü yöneticileri ile iş gücü arayan işletmeleri buluşturacak bir sistem kurulmalıdır.

Bu süreçte yetiştirici örgütlerine de önemli görevler düşmektedir. Birlikler; ihtiyacın sahadan tespitinden eğitimlerin organizasyonuna, işletme ile sürü yöneticisinin buluşturulmasından uygulamanın takibine kadar sistemin içinde aktif rol alabilirler. Finansman için mevcut sürü yöneticisi istihdam destekleri, eğitim, sertifikasyon, kayıtlı çalışma ve işletmede kalıcılığı daha fazla teşvik edecek şekilde geliştirilebilir. Ayrıca, kırsalda uzun süreli istihdamı desteklemek için hane boyutunu dikkate alan mekanizmalar da değerlendirilmelidir. Örneğin, sürü yöneticisinin eşinin sosyal güvenliğine yönelik bir destek, bu kişilerin kırsalda aileleriyle birlikte daha uzun süre yaşamalarını ve meslekte kalıcılıklarını teşvik edebilir.

**Sürdürülebilirlik ve Başarı Kriterleri**

Kurulan sistemin sürdürülebilir olması için sonuçlarının düzenli olarak ölçülmesi büyük önem taşımaktadır. Başarıyı sadece “kaç kişi işe başladı?” sorusuyla sınırlamak yetersiz olacaktır. Bunun yerine, kaç kişinin eğitim aldığı, kaçının sertifika aldığı, kaçının kayıtlı olarak istihdam edildiği, bir yıl sonra kaçının hala mesleğini sürdürdüğü, hangi bölgelerde iş gücü açığının devam ettiği ve hangi işletmelerde sorunun giderildiği gibi daha kapsamlı göstergeler birlikte izlenmelidir. Bugün sahada başlayan uygulamaların çalışanların işletmelere uyumu, çalışma koşulları, yetiştiricilerin beklentileri, karşılaşılan sorunlar ve istihdamın devamlılığı gibi yönleriyle kayıt altına alınması, atılan adımların yarının güçlü politikalarına dönüşmesine olanak sağlayacaktır.

Zira bu mesele, birkaç işletmenin anlık personel açığını kapatmaktan çok daha büyüktür. Asıl hedef, sürü yöneticiliğini geçici bir iş olmaktan çıkarıp, eğitimli, kayıtlı ve sürdürülebilir bir mesleğe dönüştürerek, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken yarının nitelikli sürü yöneticilerini de bugünden yetiştirmektir.

G
Güncelleme Yeni Haber Burada Editöryal Ekibi

Yorum Yap