Türkiye Ekonomi Yönetimi, New York’ta ABD’li Yatırımcılarla Bir Araya Geldi

Güncelleme 22 Eylül 2026, 20:10 • 7 Dk Okuma
Türkiye Ekonomi Yönetimi, New York’ta ABD’li Yatırımcılarla Bir Araya Geldi

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) işbirliğiyle düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı, ABD’nin finans merkezi New York’ta başladı. Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ve sunduğu yatırım imkanlarını ABD’li doğrudan yatırımcılara tanıtmayı hedefleyen konferans, 23 Eylül tarihine kadar devam edecek önemli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Organizasyonun ilk gününde çeşitli önemli toplantılar ve bir akşam resepsiyonu gerçekleştirildi. Günün ilk programı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın katılımıyla düzenlenen “Türkiye’nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları Toplantısı” oldu. Bu oturumda, Eylül ayının başında kamuoyuna açıklanan Orta Vadeli Program’ın (OVP) üç yıllık yol haritası detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca, Türkiye’nin mevcut yatırım ortamı ve yüksek potansiyelli sektörlerdeki fırsatlar, uluslararası yatırımcıların dikkatine sunuldu. TCMB Başkanı Karahan, toplantıda Türkiye’nin güncel para politikaları ve makroekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, ekonomik istikrar ve geleceğe yönelik beklentileri paylaştı.

Toplantının ana gündem maddeleri arasında, kısa vadeli ve dönemsel dalgalanmaların ötesinde, Türkiye ekonomisinin orta ve uzun vadeli perspektifi yer aldı. Son yıllarda gözlemlenen verimlilik artışı, fiyat istikrarı hedefleri ve sürdürülebilir büyüme amaçları masaya yatırıldı. Dezenflasyon programında mali disiplinin kritik rolü ve kamu maliyesinin mevcut durumu da ayrıntılı olarak değerlendirildi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, stratejik coğrafi konumu, gelişmiş ulaşım ve lojistik ağları ile bölgesel pazarlara sağladığı erişim imkanları vurgulandı. Yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri, ileri imalat, savunma ve havacılık sanayii, sağlık ve sağlık turizmi, lojistik-ulaştırma ve dijital teknolojiler gibi yüksek katma değerli yatırım alanları öne çıkarıldı. Ülkemizin savunma sanayiindeki önemli atılımlarının, müttefiklerle birlikte küresel pazarda daha büyük bir pay alma potansiyeli taşıdığı ve bunun yatırımcılar için büyük önem arz ettiği belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuşmasında küresel çapta yaşanan zorlu koşullara ve bölgesel çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisinin sağlam ve dirençli yapısını vurguladı. Bakan Şimşek, ekonominin şoklara karşı dayanıklılığını destekleyen güçlü temellerin bulunduğunu belirterek, “Sabit sermaye yatırımlarımız kişi başına düşen gelirimize oranla yüksek seviyelerde seyrediyor. Son iki yılda kaydettiğimiz güçlü verimlilik artışı, orta vadeli büyüme görünümümüzü destekleyen temel unsurlardan biridir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, düşük toplam borçluluk oranı, kamu maliyesindeki esneklik, azalan dış kırılganlıklar, artan uluslararası rezervler ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış sürecinin de ekonominin dayanıklılığını pekiştirdiğini dile getirdi.

Türkiye’nin yatırımcılara sunduğu cazip fırsatlara da değinen Bakan Şimşek, “Türkiye, büyük ölçekli ve emsallerine kıyasla güçlü büyüyen bir ekonomiye sahiptir. Stratejik konumumuz, gelişmiş imalat ve hizmet sektörlerimiz, güçlü altyapımız ve nitelikli iş gücümüz sayesinde küresel tedarik zincirleri için güvenilir bir ortakız” dedi. Yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin, sanayideki yapısal dönüşümün ve üretken altyapı yatırımlarının hızlandırıldığını belirten Şimşek, son dönemde açıklanan vergi teşviklerinin yatırım ve ihracat ortamını daha da güçlendirdiğini ifade etti. Sektörel bazda ise savunma sanayii, turizm, sağlık turizmi, televizyon dizileri ve mobil oyunlar gibi dijital hizmet ihracatında önemli fırsatlar gördüklerini sözlerine ekledi. Bakan Şimşek, özellikle savunma sanayiinin imalat sanayiinin dönüşümünde önemli bir itici güç olduğunu vurguladı.

Konferansın ikinci önemli programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen “Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı” oldu. Bu toplantıda, Türkiye’nin yüksek teknoloji üretimi ve inovasyon alanında küresel bir merkez olma potansiyeli detaylıca değerlendirildi. Küresel üretim, tedarik zinciri ve ticaret dinamiklerinin büyük dönüşümler yaşadığı bu dönemde, Türkiye’nin yarı iletkenler, mobilite, yeşil enerji, ileri imalat, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, iletişim ve uzay gibi stratejik sektörlerdeki avantajları ve değer zincirinin farklı halkalarında tamamlayıcı yatırımlar kurma kapasitesi ele alındı. Toplantıda ayrıca, yatırımcılara yönelik geliştirilen HIT30 Yatırım Teşvik Programı da tanıtıldı.

Bakan Kacır, “Yarının teknolojilerinin gerektirdiği sanayi kapasitesini, enerji altyapısını, dijital omurgayı ve fiziksel bağlantısallığı inşa etmeye devam ediyoruz. Türkiye, üretimi pazarlarla, teknolojiyi sanayiyle, Asya’yı Avrupa’yla buluşturan stratejik bir konumdadır. Bu vesileyle Amerikan şirketlerini Türkiye’de bizimle birlikte üretmeye, yenilikler geliştirmeye ve büyümeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

DEİK Başkanı Nail Olpak, Sanayi ve yüksek teknoloji alanlarında Türkiye ile ABD arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Olpak, “Türkiye’nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, değer zincirinde yükselmek adına net bir yön çizmektedir. ABD’nin yapay zeka, yarı iletkenler ve yazılım gibi alanlardaki öncülüğüyle birleştiğinde, ortak çalışmalar için önemli fırsatlar doğmaktadır” dedi. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde, güven temelinde rekabet etmenin ve iş birliğini geliştirmenin öncelikleri olduğunu belirten Olpak, DEİK olarak 153 ülke bazlı İş Konseyi aracılığıyla Türkiye’nin potansiyelini tüm dünyaya tanıttıklarını, şirketleri doğru ortaklarla bir araya getirdiklerini ve iş dünyası, kamu kurumları ile yatırımcılar arasında köprü vazifesi gördüklerini ifade etti. İş dünyasının en temel beklentilerinden birinin öngörülebilirlik olduğunu vurgulayan Olpak, küresel ekonomideki belirsizlikler karşısında geleceğe yönelik net bir yol haritasına sahip olmanın önemine işaret etti.

TAİK Başkanı Murat Özyeğin ise, “Türkiye, küresel ve bölgesel ölçekte giderek zorlaşan jeopolitik ve ekonomik koşullara rağmen dezenflasyon sürecindeki kararlılığını ve politika istikrarını korumaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Orta Vadeli Program ve yatırım çerçevesinin, ekonomik programın sürekliliğini ve Türkiye ekonomisinin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik reform iradesini açıkça ortaya koyduğunu belirten Özyeğin, özellikle teknoloji transferi sağlayan ve nitelikli istihdam yaratan uzun vadeli doğrudan yatırımların Türkiye’ye çekilmesinin, iş dünyasının önümüzdeki dönemdeki en önemli öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

Konferansın ilk gününü sonlandıran Türkiye Yatırım Konferansı Akşam Resepsiyonu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, DEİK Başkanı Nail Olpak ve DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin gibi önemli isimlerin yanı sıra, Türk ve Amerikan iş dünyasından 400’den fazla temsilcinin katılımıyla New York’un tarihi Halk Kütüphanesi’nde görkemli bir atmosferde gerçekleştirildi. Geleneksel olarak her yıl düzenlenen bu resepsiyon, Türk ve ABD’li iş dünyası temsilcilerine değerli bir ağ oluşturma fırsatı sunarak, iki ülke arasındaki üst düzey kamu ve iş dünyası temsilcilerinin yatırım ve iş birliği imkanlarını değerlendirmelerine olanak sağladı.

G
Güncelleme Yeni Haber Burada Editöryal Ekibi

Yorum Yap