Türkiye’de tarım sektörüne sağlanan desteklemeler ve ayrılan bütçeler, kamuoyunun ve sektör temsilcilerinin gündemindeki önemli başlıklardan biridir. Genellikle toplam bütçenin büyüklüğü üzerinden yapılan değerlendirmelere farklı bir bakış açısı getiren Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Türkiye ile İngiltere’nin tarımsal desteklemelerini karşılaştırdığı kapsamlı bir analiz sundu. Kahveci’nin çalışması, sadece toplam harcama miktarının değil, bu desteğin kaç üreticiye ulaştığının ve kişi başına düşen miktarın da dikkate alınması gerektiğini gözler önüne seriyor.
**Toplam Bütçeler Karşılaştırması**
Ergin Kahveci’nin paylaştığı verilere göre, İngiltere’nin 1 Nisan 2025 ile 31 Mart 2026 dönemini kapsayan tarımsal destek programı için ayırdığı bütçe 2 milyar 322 milyon sterlin olarak belirlenmiştir. Türkiye’nin 2025 yılı için tarımsal destek bütçesi ise 158 milyar 550 milyon TL seviyesindedir. Kahveci, bu TL tutarını 2025 yılı ortalama döviz satış kurunu kullanarak yaklaşık 3 milyar 31 milyon sterlin olarak hesaplamıştır.
Bu hesaplamalar ışığında, iki ülkenin toplam tarımsal destek bütçeleri karşılaştırıldığında, Türkiye’nin ayırdığı kaynağın İngiltere’nin bütçesinin yaklaşık 1,31 katına tekabül ettiği görülmektedir. Bu oran, Türkiye’nin tarımsal desteklere toplamda daha fazla kaynak tahsis ettiğini göstermektedir.
**Asıl Fark: Desteklenen Çiftçi ve İşletme Sayısı**
Kahveci’ye göre, tarımsal desteklemelerin etkinliğini anlamak için asıl kritik nokta, toplam bütçenin kaç üretici veya işletmeye dağıldığıdır. Bu alandaki farklılıklar, iki ülke arasındaki durumu çok daha çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
İngiltere’deki tarımsal destek bütçesi, 101 bin 890 ticari işletmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Buna karşılık, Türkiye’deki destek bütçesi, 2 milyon 363 bin 734 ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kaydı üzerinden değerlendirilmektedir. Bu verilerle, Türkiye’deki kayıtlı çiftçi sayısının İngiltere’deki işletme sayısının yaklaşık 23,2 katına ulaştığı açıkça görülmektedir.
**Çiftçi Başına Düşen Ortalama Destekteki Büyük Uçurum**
Toplam destek bütçeleri, bu kayıtlı çiftçi ve işletme sayılarına eşit olarak bölündüğünde, Ergin Kahveci önemli bir aritmetik ortalamaya ulaşmıştır. Bu hesaplamaya göre, kayıtlı çiftçi veya işletme başına düşen ortalama destek tutarı arasında İngiltere lehine yaklaşık 17,8 katlık dikkat çekici bir fark bulunmaktadır.
Ancak Kahveci, bu hesabın bir aritmetik ortalama olduğunu ve İngiltere’deki her çiftçinin tam olarak 22 bin 789 sterlin, Türkiye’deki her çiftçinin ise 67 bin 76 TL destek aldığı anlamına gelmediğini özellikle vurgulamaktadır. Gerçek destek ödemeleri, işletmelerin büyüklüğü, üretim faaliyetleri ve destek programlarının spesifik koşullarına göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ayrıca, karşılaştırılan dönemler de tam olarak aynı değildir; Türkiye verileri 2025 takvim yılını kapsarken, İngiltere verileri 1 Nisan 2025 ile 31 Mart 2026 arasındaki mali yılı kapsamaktadır.
**Ters Realite: Tarımsal Katma Değer ve Destek Bütçesi İlişkisi**
Kahveci, karşılaştırmayı sadece çiftçi sayısıyla sınırlı tutmayarak, daha geniş bir perspektif sunmaktadır. Çalışmasındaki hesaplamalara göre, Türkiye’nin tarımsal katma değeri İngiltere’nin yaklaşık 5,4 ila 5,9 katı düzeyindeyken, kayıtlı çiftçi sayısı İngiltere’nin 23,2 katıdır. Buna rağmen, toplam tarımsal destek bütçesindeki fark yalnızca 1,2 ila 1,3 kat seviyesinde kalmaktadır. Bu durumu “ters realite” olarak nitelendiren Kahveci, Türkiye’de tarımsal üretim hacmi ve kayıtlı üretici sayısının ölçeklenmesine karşın destek bütçesinin aynı ölçekte büyümediği değerlendirmesinde bulunmaktadır.
**Kahveci’nin Politika Önerisi: Piyasa Düzeni ve Sürdürülebilirlik**
Ergin Kahveci’nin analizi, sadece daha fazla tarımsal destek verilmesi gerektiği yönünde bir sonuca işaret etmiyor. Kahveci, tarım politikasındaki temel meselenin destek miktarından önce piyasa düzeni ve fiyat oluşumu olduğunu savunmaktadır. Desteklemelerin ise sürdürülebilir bir tarımsal sistemin araçlarından biri olarak görülmesi gerektiğini belirtmektedir.
Bu bağlamda Kahveci, tarımsal destekler tartışılırken yalnızca “toplam kaç milyar lira ödendi?” sorusunun değil, aynı zamanda “Bu para kaç çiftçiye dağılıyor ve çiftçinin üretimde kalmasını sağlayacak büyüklüğe ulaşıyor mu?” gibi daha derinlemesine soruların da gündeme getirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, tarımsal desteklerin sadece bir sayısal büyüklük olarak değil, çiftçilerin refahı ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği üzerindeki gerçek etkisi açısından değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
