Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında Amerika Birleşik Devletleri’nde katıldığı Sürdürülebilir Kamu Alımı Üst Düzey Forumu’nda yaptığı önemli açıklamalar, Türkiye’nin yapay zeka ve sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik iddialı adımlarını gözler önüne serdi. Bakan Kacır, kamu alımlarının sadece bir satın alma işlemi olmanın ötesinde, sanayi dönüşümünü hızlandırmak ve yeni nesil teknolojilere yön vermek için güçlü bir araç olduğunu vurguladı. Özellikle kamu yatırım programlarının en az yüzde 2’sinin yapay zeka projelerine tahsis edileceği hedefi, Türkiye’nin bu alandaki kararlılığını açıkça ortaya koydu.
Bakan Kacır konuşmasında, hükümetlerin, özel sektör şirketlerinin ve büyük alıcıların tercihlerinin piyasaları şekillendirme, talebi yönlendirme ve yatırımları teşvik etme gücüne sahip olduğunu belirtti. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, daha temiz malzemelere, kaynak verimliliği sağlayan ürünlere, düşük karbonlu teknolojilere ve daha dayanıklı tedarik zincirlerine yönelik talebin artmasıyla birlikte, sanayinin buna hızlı bir şekilde yanıt verdiğini ifade etti. Bu durumun, yatırımları artırdığını, inovasyonu hızlandırdığını ve yeni teknolojilerin rekabetçi bir konuma gelmeleri için gerekli ölçeğe ulaşmalarını sağladığını dile getirdi. Sürdürülebilir kamu alımlarının, çevreci ürünlerin temin edilmesinin ötesinde, sanayi dönüşümünü talep gücüyle hızlandıran stratejik bir yaklaşım olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin gelişen teknolojiler alanında da bu piyasa şekillendirme yaklaşımını etkin bir şekilde uyguladığını belirten Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye’nin yapay zeka eylem planına dikkat çekti. Bu planın, “fark et, istifade et, üret ve yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa edildiğini ve insan odaklı, güvenilir bir yaklaşımla desteklendiğini aktardı. Bakan Kacır, inovasyonu teşvik etmek amacıyla kamu alımlarını stratejik bir araç olarak kullandıklarını ifade ederek, toplam kamu yatırım programı bütçesinin en az yüzde 2’sinin yapay zeka projelerine ayrılması yönünde net bir hedef belirlediklerini açıkladı. Bu hedefle, yenilikçi çözümlerin pilot aşamadan çıkarak ölçek kazanmasını ve küresel pazarda rekabet edebilir hale gelmesini amaçladıklarını sözlerine ekledi. Kamu alımlarının, öngörülebilir düzenlemeler, finansmana ve teknolojiye erişimle desteklenen net ve uzun vadeli talep sinyalleri sağlayarak bu dönüşüme katkıda bulunabileceğini belirtti.
Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşma doğrultusunda yeşil dönüşümü sanayi ve teknoloji politikalarının merkezine yerleştirdiğini ifade eden Bakan Kacır, bu alandaki somut adımları paylaştı. Yeşil dönüşüm programı kapsamında, sanayi tesislerine yönelik teşviklerle 3 milyar doların üzerinde yatırımın hayata geçirilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Ayrıca, Dünya Bankası ile yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği ve inovasyonu desteklemek üzere toplam 1 milyar dolar değerinde üç projenin başlatıldığını bildirdi. Uluslararası işbirliğinin önemine değinen Kacır, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile birlikte Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu’nu kurduklarını belirtti. Bu platformun, 2030 yılına kadar 5 milyar avronun üzerinde finansmanı harekete geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Bakan, dönüşümün kapsayıcı olması gerektiğini ve özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) değişen standartlara uyum sağlamaları ve sürdürülebilir değer zincirlerine dahil olabilmeleri için desteğe ihtiyaç duyduklarını da sözlerine ekledi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki başarılarına da değinen Bakan Kacır, ülkenin Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi konumunda olduğunu ve aynı zamanda Avrupa’nın en büyük 5 rüzgar türbini üreticisinden biri olduğunu aktardı. Yenilenebilir enerjinin, sürdürülebilir kamu alımları süreçleriyle entegre bir şekilde enerji politikasının temelini oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin her yıl yaklaşık 8 gigavat yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesini şebekeye eklediğini belirterek, bu alandaki hızlı ilerlemeyi gözler önüne serdi.
Bakan Kacır, Türkiye’nin tüm bu çabalarının, küresel ölçekteki ortak sorunlara çözüm bulma konusundaki kararlılığını yansıttığını ifade etti. Birbirine bağlı değer zincirlerinde ilerleme sağlanabilmesi için daha güçlü uluslararası işbirliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilirlik taahhütlerinin somut eylemlere dönüştürülmesine yönelik pratik bir katkı olarak Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi’ni memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. Kacır, ortak görevin, bu taahhütleri, her ölçekten işletme için fırsatları genişletirken aynı zamanda yatırımı, inovasyonu ve dayanıklılığı teşvik eden kamu alımı kararlarına dönüştürmek olduğunu belirtti. Türkiye’nin, hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörle işbirliği içinde katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulayarak, sürdürülebilir kamu alımlarını kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü haline getirmek için tüm paydaşları birlikte çalışmaya çağırdı.
